Click here to load reader

JENNY MARCH • Klasik Mitler - İletişim Yayınları

  • View
    0

  • Download
    0

Embed Size (px)

Text of JENNY MARCH • Klasik Mitler - İletişim Yayınları

JENNY MARCH (Dr.) Londra, Reading ve Southampton üniversitelerinde ders verdi. University College London, Britanya Akademisi’nde doktora sonras aratrmac olarak çalt, Oxford’da Corpus Christi College mensubu. Çeitli kitaplar arasnda, 1999 Runciman Ödülü’nü kazanm olan Cassell Dictionary of Classical Mythology adl eseri de bulunmaktadr.
The Penguin Book of Classical Myths © 2008 Dr Jennifer March Bu kitabn yayn haklar Onk Ajans araclyla Penguin Books Ltd.’den alnmtr.
letiim Yaynlar 1969 • Bavuru Dizisi 96 ISBN-13: 978-975-05-1437-1 © 2014 letiim Yaynclk A. . 1. BASKI 2014, stanbul
YAYINA HAZIRLAYANLAR Güne Akkor, Melis Oflas KAPAK Suat Aysu KAPAK RESM “L’Apothéose d’Homère”, Jean-Auguste-Dominique Ingres, 1827 UYGULAMA Hüsnü Abbas DÜZELT ve DZN Aysun Kara BASKI ve CLT Sena Ofset · SERTFKA NO. 12064
Litros Yolu 2. Matbaaclar Sitesi B Blok 6. Kat No. 4NB 7-9-11 Topkap 34010 stanbul Tel: 212.613 03 21
letiim Yaynlar · SERTFKA NO. 10721
Binbirdirek Meydan Sokak, letiim Han 3, Fatih 34122 stanbul Tel: 212.516 22 60-61-62 • Faks: 212.516 12 58 e-mail: [email protected] • web: www.iletisim.com.tr
JENNY MARCH
ÇEVREN Semih Lim
sevgiyle
çindekiler
Skheria (Korfu)
250 km
150 mil
Y U N A N D Ü N Y A S I
Nisyros
Kos
Rodos
Karpathos
Melos
250 km
150 mil
Y U N A N D Ü N Y A S I
Nisyros
Kos
Rodos
Karpathos
Melos
Etna Da
A T L A N T K O K Y A N U S U
SCLYA
Tritonis Gölü
A K D E N Z D Ü N Y A S I
LAT UM
Tyrrhen Denizi
Thermodon Irma
Phasis Irma
Etna Da
A T L A N T K O K Y A N U S U
SCLYA
Tritonis Gölü
A K D E N Z D Ü N Y A S I
LAT UM
Tyrrhen Denizi
Thermodon Irma
Phasis Irma
DELPHNUS
PEGASOS
LYRA
CYGNUS
Canopus
Sirius
OPHUCHUS
SCORPUS
ARA
KENTAUROS
LBRA
CORVUS
CRATER
15
TEEKKÜRLER
Birçok kiiye içtenlikle teekkür ederim. Penguin’de bu kitabn ba- slmasna katkda bulunan herkese, özellikle hiç bitmeyen gay- ret ve destei için editörüm Georgina Laycock’a. imdi Random House’da olan Nigel Wilcockson’a, kitabn yazlmasn önerdii için. Yunan ve Roma Aratrmalar Ortak Kütüphanesi’nden Sue Willetts’e, takmyldz haritalaryla ilgili yardmlar için. Patrick Hunt’a, “Kithairon” iirinden alnt yapmama müsaade ettii için.
Aadakiler dahil, telif hakkna tabi metinlerden alnt yapma- ma izin vermi olan bütün herkese teekkürler:
W. B. Yeats’in “çine Domu rlandal Tayyarecinin” ve “Leda ile Kuu” iirleri için Gráinne Yeats adna, A.P. Watt Ltd.’ye,
Andrew Motion’un Private Property kitabndan “Mythology” [“Mitoloji”] iiri için Faber and Faber Yaynevine,
Graham Hough’un Legends and Pastorals kitabndan “Children of Zeus” [“Zeus’un Çocuklar”] iiri için Gerald Duckworth and Co. Ltd.’ye,
Millay Dernei Edebi Vasiyet Memuru Elizabeth Barnett’in iz- niyle yeniden baslan, telif haklar (1931, 1958) Edna St Vincent Millay ve Norma Millay Ellis’e ait olan, Edna St Vincent Millay’in “Sonnet 27” [“Sone 27”] iiri için.
ktibas edilen bütün metinlerin telif hakk sahiplerini bulmak ve
16
tanmak için her türlü giriimde bulunmu olsam da, herhangi bir düzeltme memnuniyetle karlanacaktr.
Son olarak, sadece mevcudiyetleri için, sevgili aileme teekkür ederim: kzlarm Alex, Robbie ve Felicity, kz torunlarm Jess, Ro- sanna, Jenny ve Rachel, erkek torunlarm Tom, Joseph, Will, Sam ve Harry’ye. Ve elbette, sadece dizin üzerinde azimle çalmasn- dan dolay deil, batan sona ve yllar boyunca benim sa kolum olmasndan dolay kocam Len’e teekkür ederim. Bu kitab ona adyorum.
17
GR
Yunan ve Roma Mitleri Kitabmzn balndaki klasik mitler, eski Yunanistan ve Ro- ma’nn mitleridir; ancak okuyucu ksa zaman sonra görecektir ki bu kitaptaki mitlerin çou Yunan mitleridir. Bunun bir sebebi ba- sitçe niceliktir: Yunan mitleri Roma mitlerinden sayca daha çok- tur; bu durum ise esas olarak onlarn erken yaygnl ve gücün- den ileri gelir.
Kaydedilmi ilk mitler (MÖ sekizinci ve yedinci asrlara ait olan) Homeros ve Hesiodos’un iirlerinde bulunur ve daha son- ra Yunan sanatnda geni bir ölçüde görünür. O noktadan itibaren eski Yunan hayat ve kültürünün merkezinde yer aldklar açktr. Kamusal ve özel toplantlarda merkezî bir yer tutmu, airler tara- fndan anlatlm ve yeniden anlatlm, MÖ altnc asrn sonlarn- dan itibaren sürükleyici tiyatro oyunlarna konu olmutur. Mitler üzerine epik iirlerin ezberlenmesi ve sesli okunmas bütün eiti- min çok önemli bir parçasyd.
Mitler, tapnak heykelleri üzerinde ve hâlâ binlercesi mevcut olan, evlerde gündelik kullanma ait topraktan yaplm kap kacak üzerinde olduu gibi, yine hem kamusal hem de özel olarak, görsel sanatlarda da yaygn bir ekilde tasvir ediliyordu. Maddi dünya – nehirler, pnarlar, ormanlar, dalar, yeryüzünün kendisi– bile tan-
18
rsal varlklarla canl görülüyordu; bunlarn birçou da belirli mi- tolojik olaylarla balantlyd.
Dahas, bu mitler basitçe hikâye olmann ötesindeydi. Yunanllara göre bunlar tarihti; onlarn kahramanlk geçmiindeki sahici olayla- r anlatyordu. Bunlarn baz ayrntlar sorgulanabilirdi. Misal ola- rak beinci asrn sonlarnda yazan tarihçi Herodotos, büyük kahra- man Herakles (s. 210) hakkndaki mitlerin baz ayrntlarndan üp- he edebilir, fakat Herakles’in sahiden yaam olduundan üphesi yoktur. MS ikinci asrda Yunan dünyasnn birçok yerine seyahat et- mi ve on kitaplk Periegesis tes Hellados [Yunanistan’n Tasviri] ese- rini yazm olan Pausanias’ okumak, ona ve dier Yunanllara göre, bizim mitik karakterlerimizin hakiki yerlerde, hakiki geçmite yaa- m, hakiki insanlar olduklarn anlamak için yeterlidir.
O halde mitler, Yunan kültüründe merkezî bir yer tutuyordu – bu demektir ki çok yaygn olarak biliniyorlard, zira Yunan kül- türünün kendisi bugünkü Yunanistan’dan çok daha geni bir ala- na yaylmt. Arkaik (MÖ 700-500) ve Klasik (MÖ 500-323) dö- nemler boyunca Yunanllar –yani Yunanca konuan halklar– sade- ce kuzeyde Makedonya’ya, douda Trakya’dan Hellespontos’a ka- dar uzanan Yunanistan anakarasn deil, Ege adalarn ve Küçük Asya’nn (bugünkü Türkiye) dou kylarn da igal etmekteydi. Ayrca hem douda, özellikle Karadeniz çevresinde; hem de bat- da, güney talya ve Sicilya’da, birbirinden hayli uzak yerlerde bir- çok Yunan kolonisi kurulmutu: Batdaki koloniler Latince Magna Graecia (Büyük Yunanistan) adyla biliniyordu.
Klasik dünyann gelecei için en önemli olanlar batdaki yerle- imlerdi, çünkü bunlar gelimekte olan Roma ehri üzerinde güç- lü bir etki yaratacakt. Elbette ki yerleimciler kendi hikâyelerini de yanlarnda getirdiler. Yunan mitlerinin MÖ yedinci asrdan iti- baren talya’da, kuzeydeki Etrüsk ülkesine (Etruria) kadar geni bir alanda bilindiklerini gösteren, özellikle boyal kap kacaktan oluan bol miktarda arkeolojik kant vardr.
Kudreti ve itibar büyümekte olan Roma, Yunan kültürüne er- ken bir dönemde temas etti; böylece Romallar MÖ 146’da Yuna- nistan üzerinde kesin bir askerî zafer kazandnda kültürlerine Yunan edebiyat, Yunan düüncesi ve Yunan mitleri asrlardr de-
19
rinlemesine nüfuz etmi durumdayd. Horatius’un mehur ifade- siyle, “Ele geçirilen Yunanistan vahi fatihini esir ald” (Epistulae 2.1.156). Yunan edebiyat ve sanat eserlerini kendilerine model alan Romallar, Yunan tanrlarn da benimseyip onlar kendi yerel tal- yan tanrlaryla özdeletirdi: MÖ ikinci asra gelindiinde (ve bel- ki çok daha erken bir zamanda), air Quintus Ennius’un (MÖ 239- 169) on iki esas Roma tanr ve tanrçasn on iki Yunan Olympos tanr ve tanrçasyla açkça eitlediinde bu özdeletirmeyi kesin- likle yapm bulunuyorlard.
Yunan tanrlaryla birlikte Yunan mitlerini de benimsediler; on- lar kendi edebiyat ve sanatlarnda hiç durmadan yeniden üret- tiler. Yunan edebiyatndan belagatli uyarlamalar yaptlar. Vergi- lius’un Dido’su (s. 472) veya Ovidius’un etkileyici dönüümlerin- den (16. Bölüm) bazlar hemen akla geliyor. Sanat alannda, miras aldklar Yunan mitlerine mozaik döemelerde, duvar resimlerin- de ve lahitler üzerindeki rölyeflerde son derece zengin yeni bir ha- yat verdiler. Fakat göreli olarak, tamamyla Romal olan pek az ye- ni mit ilave ettiler.
O halde, bu kitapta Yunan mitlerinin baskn olmasnn bir se- bebi ite budur. kinci sebep ise, çalar boyunca anlatlm ve ye- niden anlatlm olan hikâyelerin versiyonlar arasnda bir seçim yapmaya gelindiinde, en azndan bana göre, mitlerin en erken bi- çimlerinin –yani (genellikle) Yunan biçimlerinin– çou zaman da- ha güçlü olmasdr. Roma versiyonlarnn kalitesini veya Romal- larn ortaça hayal gücünü yakalayp, mitlerin klasik sonras dün- yaya aktarlmasndaki çok önemli rolünü inkâr etmiyorum. Onla- ra ve özellikle ortaça ve Rönesansta en yaygn okunmu klasik ya- zar Ovidius’a borcumuz muazzamdr. Ancak u var ki Romalla- rn ellerinde mitler daha edebi, daha sofistike, daha kendinin far- knda ve her naslsa daha az dolaysz, daha az sahici oldu. Home- ros zamannda ise, tanrlarn hâlâ insanlar arasnda dolatklar- na inanlyordu.
Bu Kitabn Kapsam Böyle bir kitap, çou zaman, bir mitin ne olduunu tarif etmeye gi- rierek, mitlerin kökeni ve anlam hakknda çeitli teorileri tarta-
20
rak balar. Tüm bunlar burada beni hiç ilgilendirmiyor. “Mit” ke- limesi Yunanca mythos, yani “söz” veya “konuma” ya da “hikâye” anlamndaki kelimeden gelir. Ben ise yakn zaman önce (Richard Buxton tarafndan) verilmi, “toplumsal olarak güçlü, geleneksel bir hikâyedir” eklindeki mit tarifini kabul etmeyi tercih ediyo- rum: Bir hikâyedir, zira bir dizi olay bir anlatm srasna koyar; ge- lenekseldir, zira kuaktan kuaa aktarlr; toplumsal olarak güçlü- dür, zira mitler sosyal gruplarn ve topluluklarn deerlerini arat- rr. Klasik mitlerin bir dier çok önemli niteliini de eklemek ister- dim: Eski çalardan günümüze kadar büyük sanata ve büyük ede- biyata ilham vermekte sahip olduklar tükenmeyen kudret. Bu ko- nuya birazdan döneceim.
Mitler hakkndaki çeitli teorilere gelince, bunlarn hiçbiri tam olarak açklayc deildir; çünkü tek bana hiçbir teori, ister etiyo- lojik, ister alegorik, ister törenselci, ister yapsalc, ister psikolojik olsun veya her ne olursa olsun bütün mitleri kapsayamaz. Bu te- orilerin hepsi, diyelim ki genel olarak mitlerin kökenine u veya bu ölçüde k tutabilir, ama hem evrenin yaratlndan balaya- rak klasik mitlerin tamamn yeniden anlatmay hem de bu mitle- rin eski ça edebiyatnda nasl ilenmi olduklar hakknda bir fi- kir vermeyi hedefleyen böyle bir kitap için bunlar hiçbir ie yara- mayacaktr.
Çünkü airlerin mitleri nasl sunmu olduklar, kendi sanatsal amaçlar için bunlar uyarlayarak nasl yeniden anlatm ve yeni- den yorumlam olduklar beni her zaman büyülemitir. (te bun- dan dolay eski ça edebiyatndaki mitler üzerine olan ilk kitab- ma The Creative Poet [Yaratc air] adn verdim.) airler bunu ya- pabildiler, zira mitler son derece çeitliydi; “klasik mitoloji” deni- len eyin tek bir kanonik versiyonu yoktu. Bununla beraber, Hesi- odos’un Theogonia adl eserinde kosmosun kökenine dair anlatm (s. 35) veya Demeter’in kaybolan kz Persephone’yi bulmak için uzun aray hakknda Demeter’e Homeros lahisi adl iir (s. 72) veya Sophokles’in Kral Oidipus tragedyasnda Oidipus mitini dra- matik biçimde yorumlay (s. 270) gibi, belli bir antik versiyonun kendini dierlerinden daha “standart” bir versiyon olarak kabul et- tirebilmesine de sklkla rastlanr.
21
airler, böylece, büyük yeniletirmecilerdi; en iyi olanlar ise ken- di sanatsal vizyonlarn, ölümsüzlük baheden türdeki büyük iirle donatmtr. O zamandan bu yana mitlerin bat hayal gücünü tah- rik etmi, biçimlendirmi, zenginletirmi ve bizim kültürümü- zün dokusuna ayrlmaz bir ekilde eklenmi olmalarna arma- mak gerekir.
O halde bu kitap, mitlerin eski ça edebiyatnda anlmas türün- den bir eydir. Uygun görünen her yerde anlatma canllk vermek için orijinal metinlerden alntlar yaptm. (Tercümelerin hepsi ba- na aittir.) Ayrca eski ça mitlerinin süregelen etkisini biraz da ol- sa göstermek için, klasik dönem sonras iirinden arada srada par- çalar verdim. Açktr ki böyle bir proje sadece kendi bana ciltler doldurabilirdi; fakat burada yapsal bir inceleme için yeterince ye- rim yoktu. Bu durumda, sözlü müzikten bir parça benim kar ko- yamadm kadar güçlü olduunda, bunlar içimden geldii gibi araya ekleyerek, daha yakn zamanlarn iirinden tamamyla kii- sel seçimler yapma yoluna gittim.
Kitabn plan büyük ölçüde kronolojiktir. 1. Bölüm’de evrenin yaratl ve tanrlarn douuyla balyoruz. 2. Bölüm, tanrlarn kendilerine, on iki büyük Olymposlu tanr ve tanrça ile daha son- raki mitolojik hikâyelerde yer alacak olan ikincil tanr ve tanrça- lardan birkaçna ayrlmtr.
3. Bölüm’de ilk insanlarla karlayor ve önemli bir Yunan ha- nedan olan Deukalion soyunun kökenlerine bakyoruz. 4. Bölüm, bu soyun erken bir üyesi olan ason’un; Altn Postu arayyla eski ça dünyasndaki en ünlü seferlerden birine öncülük eden bu ada- mn maceralarn anlatyor.
5. Bölüm, bir kolu nesiller boyunca Argos’a hâkim olmu, nehir tanrs nakhos’tan türeyen ikinci bir büyük hanedan tantyor. Er- ken zaman nakhosgillerden biri, büyük kahraman Perseus idi ve onun hikâyeleri de dier iki canavar katilinin, Bellerophontes ve Meleagros’un kahramanlklaryla beraber 6. Bölüm’de hikâye edili- yor. 7. Bölüm’de, hayat birçok cesurca ile dolu olan ve bunlardan dolay sonunda ölümsüzlük ile ödüllendirilen, bütün kahramanla- rn en yaman Herakles’in yaptklar anlatlyor.
8. Bölüm’de, Atina’nn en ünlü kral ve Girit’teki Minotauros ca-
22
navarn öldüren büyük kahraman Theseus’un birbirine balad iki yer olan Atina ve Girit’in mitlerine dönüyoruz. 9. Bölüm ise bir dier önemli ehrin, Thebai’nin nakhos soyundan gelen Kadmos tarafndan kurulmasndan balayarak, Epigonlarn elinden ykl- masna kadar süren hikâyesini anlatyor.
10. Bölüm, klasik mitolojideki en büyük sava olan ve Home- ros’un lyada’snda ölümsüzletirilen Troya Savan hikâye ediyor. 11. Bölüm ise, Homeros’un Odysseia destanna odaklanyor ve sa- van sonunda, Yunan önderlerinden biri olan Odysseus’un yurdu- na dönüünü anlatyor.
12. Bölüm’de, Troya’ya kar yaplan Yunan seferinin bakan olan Agamemnon’un, Troya alndktan sonra ailesine ve yurdu- na zaferle döndüünde öldürülmesi etrafnda gelien olaylara ba- kyoruz. Daha sonraki bölüm, onun kars Klytaimnestra tarafn- dan öldürülmesini daha ayrntl olarak iliyor ve erkekleri ölüme götürmekle mehur olan baka “tehlikeli kadnlar”dan söz ediyor.
14. Bölüm’de, Romallarn efsanevi atas Aeneas’n hikâyesiyle balayp Roma mitlerine geçiyoruz. Onun Troya’dan talya’ya yap- t uzun yolculuk ve oraya vardktan sonra kendisi ve takipçileri- nin verdii zorlu sava, Vergilius’un Aeneis destannda anlatlr. 15. Bölüm’de Romulus ve Remus eliyle Roma’nn kuruluu ve ilk kral- larnn tarihine bakyoruz.
Son iki bölümde daha ksa mitlerin derlemeleri vardr. 16. Bö- lüm’de yirmi dört etkileyici dönüüm hikâyesi; 17. Bölüm’de ise, ak ve (operada çou zaman akla karan) ölüm üzerine ilham ve- rici sekiz hikâye bulunuyor.
Her zaman dikenli bir mesele olan antik ça isimlerinin yazl- lar üzerine bir ilave yapmam gerekiyor. Bu kitapta, mitolojik ka- rakter ve yerlerin isimleri, genel olarak belki daha aina olunan La- tinceletirilmi biçimleriyle deil, Yunanca biçimleriyle verilmi- tir. Böylece, c yerine k harfini, bir erkein isminin sonunda Latin- celetirilmi -us taksn deil -os taksn kullanyoruz (Cronus de- il Kronos, Cadmus deil Kadmos). Ai, oi, ei ve ou diftonglar La- tinceletirilmi ae, oe, i ve u biçimlerine çevrilmiyor (Daedalus ye- rine Daidalos, Oenomaus yerine Oinomaos, Tiresias yerine Teire- sias, Uranus yerine Ouranos vs.).
23
Bu politikann istisnalar var. Bazen bir isim Yunanca olmayan bir biçimiyle o kadar iyi tannr ki orada aina olduumuz kulla- nma bal kalyorum: Oidipous yerine Oidipus, Narkissos yerine Narcissus, Athenai yerine Athens ve Mukenai yerine Mycenae. Es- ki ça Yunan airlerinin isimlerinde ise, bunlarn Latinceletiril- mi biçimlerini koruyoruz; çünkü kitabevlerinde ve kütüphane in- dekslerinde onlara böyle atf yaplmaktadr.
Tanrlarn isimlerine gelince, tutarllk bakmndan her yerde bunlarn Yunanca biçimlerini kullanyorum; tamamyla Roma kö- kenli olan hikâyeler. (14. Bölüm “Aeneas ve Roma’nn Kaderi”, 15. Bölüm “Roma’nn Kurulmas” ve Eros ile Psykhe’nin hikâyesi [s. 546] bunun istisnasdr.)*
Eski Ça Kaynaklar Klasik mitler için balca iki kaynamz, öncelikle elimizde büyük miktarda bulunan edebi metinler ve ikinci olarak görsel malzeme- lerdir; bunlarn en youn ve bilgilendirici olanlar günümüze ka- dar ulam binlerce Yunan vazo resmidir. lk olarak edebi kaynak- lar gözden geçirelim, ama büyük eski ça ediplerinin eksiksiz bir taramas eklinde deil, mitlerimizle balantl olarak bu kitapta söz edilecek balca ediplerin bir özeti olarak.
Edebi Kaynaklar Mitler için en eski edebi kaynaklarmz, yukarda söz edildii gi- bi, Homeros ve Hesiodos’un büyük iirleridir. Onlarn eserleri MÖ 700 dolaylarna aittir, fakat (“parlak miferli büyük Hektor” veya “göklerde gürleyen Zeus” gibi) kalplam ifadeleri devaml olarak kullanmalarndan bellidir ki onlarn iirlerinin ardnda, muhteme- len asrlar öncesine giden, uzun bir sözlü iir gelenei yatmaktadr.
Homeros’a atfedilen iki abidevi destan, Troya Savann onun- cu ylnda Akhilleus’un öfkesini (s. 318) anlatan lyada ve Odys- seus’un savan bitiminde yurdu thake’ye dönmesini ve kars Pe- nelope’ye musallat olmu talipleri öldürmesini (s. 381) hikâye eden Odysseia destanlardr. Her iki destan da, erken mitoloji hakkn-
(*) Bu açklamalar elinizdeki Türkçe çeviri bakmndan da büyük ölçüde geçerlidir – ç.n.
24
da bu ksa özetlerin düündürebileceinden çok daha kapsaml bir görü vermektedir; çünkü her ikisinde de tanrlar ve kahramanlar hakknda baka birçok mit yer alr. Homeros’un kim olduu tart- maldr. ki destann tek bir air tarafndan m, iki air (hatta bir- çok air) tarafndan m yaratlm olduu noktasnda anlamazlk bulunur. Yunanllar için sadece bir tane Homeros vard ve o ka- dar yüceydi ki, bizim Shakespeare’den “Ozan” diye söz etmemiz gi- bi, onlar da Homeros’tan –bütün dierlerinin üzerinde– “air” di- ye söz ederlerdi.
Hesiodos’un balca iki eseri, evrenin yaratln ve tanrla- rn hâkimiyet mücadelelerini (s. 35) anlatan Theogonia ve çiftçi- ye öütler veren, fakat mitolojiden hikâyelerle örülmü didaktik bir iir olan ler ve Günler’dir. Antik çada, muhtemelen yanllk- la, Hesiodos’a atfedilen baka baz eserler de vard. Bunlardan ikisi burada önem tar: Herakles’in haydut Kyknos ile savan anlatan Aspis Herakleous [Herakles’in Kalkan] ve tanrlarn ölümlü kadn- larla beraberliklerini ve kahramanlarn doumlarn anlatan Kata- logui Gynaikon [Kadnlar Katalou].
Epik Döngü, MÖ yedinci ve altnc asrlarda Homeros ve Hesi- odos’tan baka airlerce yazlm ve imdi birkaç parça dnda ka- yp durumda olan epik iirler toplamdr; baz hallerde (MS ikinci asrdan bir âlim olduu sanlan) Proclus tarafndan yaplan özet- ler günümüze ulamtr. Bu iirler arasnda bir Troya Döngüsü (Kypria, Aithiopis, Küçük lyada, Troya’nn Yamas, Dönüler ve Telegonia: bkz. s. 289), bir Thebai Döngüsü (Oidipodeia, Thebais ve Epigonoi), bir de Titanomakhia bulunuyordu. Ayn döneme ait, çeitli tanrlar erefine epik vezinle bestelenmi otuz üç Homeros lahisi de vardr (bu iirler, balklarna ramen Homeros’un de- ildir). Bunlardan dördü (“Demeter’e”, “Apollon’a,” “Hermes’e” ve “Aphrodite’ye” ilahiler) erken mitler hakknda deerli kaynaklar olup, birkaç yüz msra uzunluundadr.
MÖ yedinci ve beinci asrlar arasnda yaam bir dier önem- li Yunan airleri topluluu da lirik airlerdi: yedinci asrn ikinci ya- rsnda domu olan, Lesbos (Midilli) Adasndan Sappho ve Alka- ios; altnc asrda eser vermi olan Stesikhoros, Anakreon ve by- kos; muhtemelen 566-466 arasnda yaam, Keos Adasndan Si-
25
monides; yine Keos Adasndan, Simonides’in yeeni, belki 520- 450 arasnda yaam Bakkhylides; ve 518-438 arasnda yaam Thebaili air Pindaros. Bu airlerin eserlerinin çok büyük ksmla- r kaybolmutur. Misal olarak Sappho’nun sadece iki adet tam ve- ya tama yakn iiri elimizdedir, dierleri ya parça halinde ya da ka- yptr. Sappho’nun antik çada Onuncu Musa diye anldn düü- necek olursak bu durum daha da esef verici olmaktadr. Bütün bu airler içinde Pindaros, kaderi en iyi olandr; Olympia, Delphi, Ne- mea ve sthmia oyunlarnda zafer kazananlar onuruna yazd öv- gü iirleri, ne mutlu ki bizlere hasar görmeden ulamtr.
MÖ altnc asrn sonlarna doru Atina’da yeni bir iir sanat for- mu ortaya çkt: tragedya (komedya biraz daha sonra dodu). Bu- nun kökeni için genellikle verilen tarih MÖ 530’dur ve hakknda çok az bilgi bulunan Thespis tarafndan icat edildii düünülür. Beinci asr boyunca Akropolis’in güney yamacnda, Atina’nn Di- onysos Tiyatrosunda yüzlerce tragedya sahnelendi; ama bunlarn da tamamna yakn kaybolmutur. Sadece otuz üç tanesi eksiksiz olarak veya önemsiz eksiklerle günümüze ulamtr. Sahnede, az sayda (kural olarak üç) maskeli erkek aktör rolleri paylar, her ak- tör genellikle birden çok rol üstlenirdi. Yine hepsi erkeklerden olu- an maskeli bir koro, olaylar ark ve dans ile yorumlard.